02 |
Umuda kaçan umutsuz ve mutsuz insanlar |
|
İsmail KAVAK |
|

Nedenleri çeşitlendirmek mümkün. Ekonomik, sosyal ve siyasi en çok kullanılanlar. İş, aş, ekmek bulma ve iltica gibi isteklerle çok sayıda insan, kaçakçılar tarafından, başka ülkelere götürülüyor.
Asırlardan beri değişik yollar denenen insan kaçakçılığında bugüne kadar en fazla kara ve deniz ulaşımı kullanıldı. Türkiye'ye vize uygulamayan ülkelere hava yoluyla gidenlerin, daha sonra edindikleri sahte pasaport ve belgelerle Avrupa ülkelerine kadar ulaştığı ise bilinen bir gerçek.
Deniz yoluyla kaçakçılıkta en fazla tercih edilen yöntem, deniz kıyısına ulaşmakla başlıyor. Türkiye'ye giren yabancı uyruklular, otobüslerle denize kıyısı bulunan il ve ilçelere götürülüyor. Buradan teknelerle açıkta bekleyen büyük gemilere nakledilen kaçaklar, götürülecekleri ülke kıyılarına varıldığında, açıkta bekletilen gemiden yine teknelerle kıyıya çıkartılıyor. Bu yöntemde başka ülkeye kaçak yollarla girenlerin ellerinde pasaport ve belge bulunması gerekmiyor.
Karayoluyla kaçak girişlerde kamyon kasaları büyük araçların mazot depolarına saklanan kaçaklar, sınır kapılarından geçiş yapabiliyor. Otobüsler ile götürülenler ise sınır kapılarından, sahte belgelerle giriş-çıkış yaptırılıyorlar.
Diğer yandan resmi yollardan iltica etmek için başvuranlarda yok değil. Bu konudaki istatistikî rakamlara girmeden çarpıcı bir rakam verip bahsi kapatalım. İngiliz Göçmen Bürosu'nun araştırmasına göre, 1992 yılından 2003 yılının sonuna kadar 600 bin civarında kişi bu ülkeye iltica başvurusunda bulundu.
*****
İkinci sayımızda değişik umutlarla ülkemizden kaçan insanların dramlarını yansıtmaya çalıştık. Adem Yavuz Arslan'ın 5 farklı ülkede adeta izlerini sürdüğü, içlerine girerek çorbalarını paylaştığı umuda kaçan 'umutsuz insanlar'ın hikayelerini anlattığı kapak dosyamızı beğeneceğiniz umuyoruz.
*****
Kutsal kitaplardan okuduğunuz, arkeologların hakkında ciltler dolusu eserler yazdığı Ürdün çölü ortasında bulunan 'kayıp şehir' Petra'nın muhteşem fotoğraflarını bu sayımızda bulacaksınız. Polis kayıtlarına göre 18 kişinin, yakınlarına göre 43 kişinin katili Yavuz Yapıcıoğlu'nun Bakırköy'deki hekimlerini kandırıp, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Dairesi uzmanlarını da deli olduğuna inandırması ile başlayan 'seri cinayetler' zincirini tamamladıktan sonra 31 Ekim 2003 günü akıllı olduğunun anlaşılması sürecinin anlatıldığı dosyamızı ise soluk soluğa okuyacaksınız.
Bunlar gibi daha bir çok konuyu ele alıp incelediğimiz ikinci sayımızı da beğeneceğiniz umuyoruz.
|